İki Benlik ve Üç Zihin Nasıl Anlaşıyor

Size yön verecek olan hangi benliğiniz?

İçimizde iki benliğimiz mevcuttur. Bunlar dış benliğimiz ve iç benliğimiz.

  • Dış benliğimiz; öğretici olan, yol gösteren yani rehberdir.
  • İç benliğimiz ise; çalışan, öğrenen ve becerileri yapan yani öğrencidir.

Dış benliğimiz, neyin nasıl yapılmasını söyler, iç benliğimiz de bunu sorgulamadan uygular. İç benliğimiz, dış benliğimize göre farklı bir şekilde algılar. Bu nedenle yapılacak her işi benliklerimize adım adım öğretir ve bunu zihnimize tamamıyla yerleşinceye kadar da devam ederiz. Burada yaptığımız kendi kendimizi telkin etmektir.

Örneğin,

Yüzmeyi öğrenmek istiyoruz ama sudan çok korkuyoruz. Önce kendi kendimize sudan neden korkmamız gerektiği tekrarlar dururuz. Daha sonra da bu korkuyu nasıl aşabileceğimizi düşünürüz. Bu sayede kendimiz için korkuyu yenme metodları geliştiririz. Bu şekilde davranarak hem kendi kendimizi telkin edip cesaretlendirmiş hem de iç benliğimizi ikna ederek yüzmeyi öğrenmek için ne kadar kararlı olduğumuzu ispatlamış oluruz.

İç benliğiniz ve zihin seviyeniz

İç benliğimizin sahip olduğu üç zihin seviyesi vardır. Bunlar;

  • Objektif zihin
  • Programlamalı zihin
  • Sezgisel zihin

Objektif Zihin

Objektif zihin; isminden de anlaşıldığı gibi nesnel alemdir. Maddesel varlıklardan ve fiziki duyularımızın kullanılması ile oluşur. Çevremizdeki herşeyi görürüz, dokuruz, duyarız, koklarız ve tadarız. İşte objektif zihin, tüm bunların yapılması sonrasında elde edilen deneyimlerin kaydedildiği zihindir. Herşey gerçek ve somuttur.

Programlamalı Zihin

Programlamalı zihin; inançlarımız doğrultusunda oluşan doğrularımız veya yanlışlarımızdır. Zaman içinde edindiğimiz tecrübelerle gelişir ve davranışlarımızın temelini oluşturur. Öyle ki, doğrudan objektif zihnimizin de üstüne çıkarak yaptıklarımızı da etkilemeyi başarır.

Programlamalı zihni, kültürel değerlerimiz olarak da adlandırabiliriz. Aslında bu etkileşim toplumsal süreklilik içinde gereklidir.

Sezgisel Zihin

Sezgisel zihin, hislerinize dayanır. Çoğumuz buradan gelen mesajların yolunu keseriz. Ancak psişik becerilerimizi açığa çıkarmak ve onları verimli bir şekilde kullanmaya başlayabilmek için, sezgisel zihnimizden gelen mesajlara açık olmamız gerekir.

Bu zihinlerin hepsi pozitif, çıkıcı yönüyle enerjiyi yayınlar ve aynı şekilde negatif, alıcı yönüyle de enerjiyi çekerler. Objektif zihin ve Programlamalı zihin düşük frekansta titreşir. Sezgisel zihin ışık hızında çalışır. Herkes bu zihin seviyelerine ve yayınladıkları frekanslarla donatılmıştır. Çevremizden gelen fikir, düşünce, duygu ve heyecanlar alıcı cihazlar sayesinde toplanır. Herkes bu alıcı cihazları nasıl kullanacağını bilmez. Zaten bilenler de, bizlerin algılayamadıklarını rahatlıkla algılayabilirler. İşte bu algılama seviyesi, geliştirdiğimiz psişik becerilerimizin seviyesine göre artış gösterecektir.

Leave a Reply