Biz Avrupalı dan 2 kat daha mı dirençliyiz

Zonguldak’ta, büyük bölümü çevre dernekleri olan sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu Yaşanabilir Zonguldak Platformu, ’Termik Santrallerin İnsan Sağlığı ve Çevre Üzerine Etkileri’ konulu söyleşi düzenledi. Kilimli Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde yapılan söyleşinin açılışında konuşan Kilimli Belediye Başkanı AK Parti’li Seçkin Özdemir, bölgede 3 termik santralin faaliyet gösterdiğini, yapılması planlanan 4’üncü santrale karşı olduklarını söyledi. Başkan Özdemir, “50- 60 kişi işe girecek diye 50-60 bin kişinin kanserle yüz yüze gelmesi hangi vicdana sığar?” dedi.

BEÜ Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Güray Uyar, kentteki ağır metal kirliliği üzerine bir sunum yaptı. Doç. Dr. Uyar’un, sunumunda teknik terimler kullanması, salondaki bazı kişilerin tepkisini çekti. Doç. Dr. Uyar’ın söylediklerinden bir şey anlamadıklarını söyleyenlerden bazıları salondan çıktı.

’12 YILDIR PİS HAVA SOLUYORUM’

Doç. Dr. Uyar’ın sunumunun ardından BEÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Meltem Tor, hava kirleticilerinin insan sağlığı üzerine etkilerini anlattı.

Zonguldak’ta partiküler madde ve kükürtdioksit kirliliğinin çok fazla olduğunu belirten Prof. Dr. Tor, bunun nedeninin Türkiye Taşkömürü Kurumu müesseseleri, Çatalağzı Termik Santrali, Erdemir ve şehirde yakılan kalitesiz kömür olduğunu söyledi. Şehirde kalitesiz kömür kullanılmasının yanında, teknik olarak yetersiz kişilerin kaloriferci olarak görevlendirildiğini kaydeden Prof. Dr. Tor, idari kadroların da bunu denetleyemediğini vurguladı. Şehirde devlet dairelerinin bacalarından bile kirli dumanlar yükseldiğini belirten Prof. Dr. Tor, 12 yıldır bulunduğu kentte pis havayı solumaya devam ettiğini, ancak görev yaptığı üniversite hastanesi şehrin 10 kilometre dışında olduğu için biraz olsun kendisini şanslı hissettiğini ifade etti.

HAVA KİRLİLİĞİ İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR

Havadaki kirleticilerin insan sağlığına etkilerini anlatan Prof. Dr. Tor, şöyle dedi:

“Havadaki kirleticiler gözde kaşıntı, sulanma, ciltte bir takım sıkıntılara yol açıyor. Ardından solunum semtomları ve kanser ortaya çıkıyor. Tüm yapılan çalışmalar özellikle astım ve KOAH sıklığının ve hastalık ataklarının arttığını göstermiştir. Bulgular gerçekten dramatik. Bütün damarsal yapımızda pıhtı atma ihtimali Zonguldak bölgesinde daha fazla. Yine diğer şehirlerle karşılaştırdığımızda bu bölgede damar tıkanıklığı, inme, kalp krizi çok daha fazla görülüyor.

TERMİK SANTRALLER, AĞIR METAL KİRLİLİĞİNE NEDEN OLUYOR

Termik santrallerden kaynaklanan kirlilikte ise daha dramatik bir durum olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tor, “Burada sadece hava kirlenmeyecek. Ağır metaller, özellikle de civa. Civa dehşet. Direk kanser yapıcı bir ağır metal. Ve toprağa, sulara karışacak. Doğamız kirlenecek. Ormanlarımız etkilenecek, çoraklaşacağız. Hava, su ve toprak kirliliği maalesef burada daha ön planda. Asit yağmurları olacak. Bütün bu kirleticiler hem solunacak, hem de toprağa katılacak” dedi.

’BİZ AVRUPALI’DAN 2 KAT DAHA MI FAZLA DİRENÇLİYİZ’

Hava kirliliği ölümlerinin Türkiye’de Avrupa’dan 10 kat fazla olduğunu belirten Prof. Dr. Tor, Türkiye’nin, Kore’de imzalanan, ’Herkesin Temiz Hava Soluma Hakkı Vardır’ protokolünü imzaladığını hatırlatarak, herkesin temiz hava soluma hakkını araması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Tor, şöyle konuştu:
“Zonguldak’ta partiküler madde oranına bakıldığında Ocak ayında tüm günlerde AB standart değeri olan 50 mikrogramın üzerinde solumuşuz. Şu anda Türkiye’de partiküler madde ve kükürtdioksit için belirlenen sınır değeri, AB sınır değerinin 2 katı. AB’de 50 mikrogram, Türkiye’de ise 31 Aralık 2013’e kadar 100 mikrogram. Biz bunu solumak zorundamıyız. Biz Avrupalı’dan 2 kat daha mı dirençliyiz? Onlardan 2 kat daha mı kirletici soluma hakkına sahibiz? Bu limit değerleri aşağıya çekmemiz gerekiyor. Mahalli Çevre Kurulları’nın oluşturulması gerekiyor.” Ersin ERCAN/ZONGULDAK, (DHA) Biz Avrupalı dan 2 kat daha mı dirençliyiz

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading...

Görüş bildirmek ister misiniz?