Affedilemez bir hata yaptım

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yarından itibaren Ankara’da mesaisine başlayacağını açıklayan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, şike yasası ile ilgili olarak sarf ettiği “Bir daha TBMM’ye getirmeye cesaret edemezler” sözlerinin affedilemez bir hata olduğunu söyledi.

Arınç, CNN Türk televizyonunda katıldığı canlı yayında gündemdeki konuları değerlendirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bu akşam Ankara’ya gideceğini açıklayan Arınç şike yasası ile ilgili olarak sarf ettiği “Bir daha TBMM’ye getirmeye cesaret edemezler” sözlerinin affedilemez bir hata olduğunu söyledi.

Erdoğan’ın sağlık durumu

Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlık durumuyla ilgili bir soru üzerine,”Bizim de aldığımız haberler, Sayın Başbakanımızın sağlığının gayet iyi olduğunu gösteriyor. İnşallah öyledir. Allah’tan sağlık ve afiyet diliyoruz hem ona hem tüm hastalarımıza. Dün biliyorsunuz Balkanlardan gelen heyetle görüştü. Romanya Devlet Başkanını kabul etmişti. Bugün sanıyorum akşam saatlerinde Ankara’ya gelecekler. Yarın 1 Aralık’ta olması düşünülen ama ertelenen YAŞ’ın kış toplantısına başkanlık edecek. Cuma günü de saat 14.00’te kısmet olursa Bakanlar Kurulumuza başkanlık edecek” diye konuştu.

Şike yasası

Arınç şike yasası ile ilgili olarak sarf ettiği “Bir daha TBMM’ye getirmeye cesaret edemezler” sözlerine ilişkin şunları söyledi:

Buna şike yasası deniyor ama sporda şiddet yasasıdır. İlk çıktığında hangi maddesinde ne var detaylı bakmadım. Kanunun ne zaman uygulanacağı akla geldi bazı isimleri televizyona çıkıp demeçler verdi, gözaltılar oldu, tutuklamalar oldu. Ben 3 Ekim’de bu konuda ilk konuşmayı yapan kişiyim. Bana bir gazeteci ‘Kanunun değiştirilmesi düşünülüyor. Ne diyorsunuz?’ diyorlar, ‘Şahsen etik bulmam’ diyorum. Daha sonra Başbakanımız da ‘Bu kanun yeni çıktı, bu da nerden çıktı’ dercesine beyanda bulunuyor. Daha sonra bana yine soruldu. ‘Bu kanun çıktığında alkışlıyorlardı. Ben değişmesini etik bulmam’ diyorum. 3 Aralık’ta bana Cumhurbaşkanı’nın veto ettiği soruldu. Olumlu bulduğumu söylüyorum, tekrar Meclis’e gelmesine cesaret edilmeyeceğini söylüyorum. Cumhurbaşkanı’nın gerekçesi orantısızlık. Meclis caydırıcılık prensibini yeniden gözden geçirip göndermeliydi. Ama siyasi irade aynen geri gönderdi. Ben hala endişelerimi muhafaza ediyorum. O zaman alkışlarla kabul edilen kanun şimdi tu kaka ediliyorsa şimdi caydırıcı unsurları göze almamız lazım.

“Şike yasası” ile ilgili süreçte tek bir yanlışının olduğunu söyleyen Arınç şöyle devam etti:

” Tek bir yanlışım var. O da büyük bir yanlış. Kendimi affedemiyorum o konuda. Benim bu kanunu bir daha getirmeye cesaret edemezler lafım affedilemez bir hata. Ben Meclis’i Anayasa Mahkemesi ve Sezer’e karşı savundum. Ben cumhurbaşkanının geri gönderme gerekçesini sevinçle karşıladım. Sandım ki vekiller de ‘bunun kapağını bir daha açmayalım’ derler diye düşündüm. Benim şunu bilmem gerekirdi ki her sebeple bir yasama düzenlemesi yapılabilir. Yasama yetkisini kullanırken Meclis bunu dengeleyecek. Benim sevinçle ‘Bir daha Meclis’ten geçmez’ dememeliydim. Neler gördüm, bu Meclis’ten bir daha gelir ve geçeri aklıma getirseydim de o cümleyi kullanmasaydım. O süreçte Başbakan’la bu konuyu hiç konuşmadım.”

Cumhurbaşkanı Gül’ün görev süresi

Arınç, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün görev süresiyle ilgili soru üzerine, bu konuda en çok konuşanlardan biri olduğunu belirtti. Arınç, ”Bu tartışma yeni değil ve ben bu konuda en net konuşanlardan biriyim. Çünkü Cumhurbaşkanı seçimindeki süreyi tartışırken milletvekili seçiminde de süre değişikliği oldu ama biz dört yılda milletvekilliği seçimini yaptık” diye konuştu.

Bülent Arınç, ”Gazeteci Taha Akyol, Başbakan Erdoğan’ın yakın bir çalışma arkadaşına dayandırarak yazdı; Medvedev, Putin örneği. Cumhurbaşkanı Gül’ün görev süresi 7 yıldır, 2014’te doluyor. Tayyip Bey 2014’te halk tarafından cumhurbaşkanı seçilir. O arada da sizin başbakanlığınızdan bahsetti. Acaba Medvedev, Putin örneği Türkiye için, Sayın Gül ve Sayın Erdoğan için doğru bir örnek midir?” sorusu üzerine, bunların bu günün değil, 2014’ün konusu olduğunu belirtti.

Arınç, ”Onun öncesinde herhangi bir tarih olacaksa da gelişmeleri beklememiz lazım. Çünkü seçimle ilgili kararı bununla ilgili kanun ne zaman çıkacaksa son bir yıl içinde uygulanmaz diye bir maddenin varlığını da herkes bilmeli. İkincisi Yüksek Seçim Kurulu’na bir müracaat var. Bu müracaata göre kurul bir cevap da verebilir. Biz şimdi boşu boşuna tartışmayalım. Eğer seçim tarihi belli olursa, seçim tarihindeki süreci takip etmemiz lazım. O süreçte kim aday olacaktır. O aday olacak kişi belli olduktan sonra bu soruların cevabı kendiliğinden gelir ama Putin ve Medvedev örneğini vererek Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül örneğine gitmek çok doğru değil, çok hoş da değil. Bu, Türkiye’ye ait bir örnek. Bir başka şekilde olabilir veya seçimi görürüz seçimden sonraki gelişmelere göre şöyle olması daha uygun diye söyleyebiliriz.”

Arınç’ın son dönemi

AKP tüzüğü nedeniyle kendisinin son döneminin olduğunun belirtilmesi üzerine Arınç, ”Ara vermem gerekmeyecek. Şükredeceğiz. Bir şeyler yapacağız. Çocuğumuza, evimize döneceğiz. Daha çok okuyacağız. Daha çok toplantılar, konferanslar bunları takip edeceğiz. Siyaset sadece parlamentoda yapılmıyor. Siyasetten kopmak mümkün değil. Ülkenin yönetimi, Türkiye’nin, dünyanın gelişimi, bunları takip etmek bence herkesin ama başta siyasetçilerin görevi. Üçüncü dönemin sonunda Allah’a ısmarladık demekten çok mutlu olacağım. İnşallah o günleri görürüz” diye konuştu.

 

Affedilemez bir hata yaptım
Bu yazıyı değerlendirin..

Fikrinizi belirtmek ister misiniz?