Asbest Madenlerinin Çevreye Etkisi

İlk kez 1960 yılında Wagner ve arkadaşları tarafından Güney Afrika’da asbest teması ile ilişkili olarak meydana geldiği bildirilmiştir. Bu tarihten sonra asbest teması ve mezotelyoma oluşması arasındaki ilişki çok sayıda çalışma ile kanıtlanmıştır.
Batı ülkelerinde mesleksel veya asbest madenleri çevresinde yaşayanlarda oluşan çevresel temas sonucu gelişen mezotelyoma; Türkiye, Kıbrıs, Yunanistan, Yeni Kaledonya, Afganistan, Korsika, Bulgaristan gibi ülkelerde asbest ile karışmış toprağın (beyaz toprak) ev işlerinde (domestik kullanım) kullanılmasına ikincil temas sonucunda gelişmektedir.
Asbest tek bir mineral olmayıp fibröz hidroksi silikat ailesine verilen isimdir, esas olarak 2 ana grupta incelenmektedir:
1. Serpentin grubu (“chrysotile”, beyaz asbest)
2. “Amphibole” (“crocidolite”= mavi, “amosite”) grubu
Beyaz asbest endüstride kullanılan asbest türü olup, diğer asbest türlerinin çıkarılması ve kullanılması yasaklanmıştır. MPM ile en çok ilişkili olan asbest türü “amphibole” grubu yani “crocidolite” asbesttir.
Türkiye’de ise sorun esas olarak çevresel olup, Orta ve Güneydoğu Anadolu’da önemli bir halk sağlığı problemi oluşturmaktadır. Türkiye’de ayrıca Kapadokya bölgesinde 3 köyde (Tuzköy, Karain ve Sarıhıdır köylerinde) diğer asbest olmayan bir mineralin MPM pidemisine yol açtığı bulunmuştur. Bu mineral fibröz “zeolite” (erionit) olarak adlandırılmaktadır.
Erionit en güçlü karsinojen olarak kabul edilmekte olup, bu köylerde evlerin yapıldığı tüf kayaları ile evlerin dayanığı ve kiler olarak kullanılan mağaraların duvarlarında bulunmuştur.
Asbest Madenlerinin Çevreye Etkisi
Bu yazıyı değerlendirin..

Fikrinizi belirtmek ister misiniz?